Sizi Arayalim
×
Sizi Arayalım
  • Ad Soyad*
    0
  • Telefon*
    1
  • E-Mail*
    2
  • Konu*
    3
  • 4

Alışkanlıklarınızı Sever misiniz?

Hepinize merhaba,
Bugün size alışkanlıklarımızdan, her gün düzenli olarak otomatikleşerek yaptığımız davranışlarımızdan bahsetmek istiyorum. Bu bazen kurduğumuz düşünce kalıplarımızla karşımıza çıkabiliyor bazen de davranışlarımız olarak. Peki sizce kaçımız alışageldiği hareketi henüz yeni öğreniyormuş gibi ele alabilir? Mesela ayakkabılarınızın bağını nasıl bağladığınızı bazı sabahlar unuttuğunuz olur mu? Ya da her gün oturduğunuz semte geldiğinizde evinizi nasıl bulacağınızla ilgili herhangi bir rotaya ihtiyaç duyar mısınız? Bu soruların cevabının ‘’hayır”olduğunu hepimiz biliyoruz aslında. Peki biliyoruz ama hayatımızı kolaylaştırma özelliği olan sevgili bilinçdışımızın verdiği bu cömert hediyeyi sadece günlük rutinlerimizde mi kullanıyoruz?
Şükretmeliyiz ki her gün uyandığımızda nasıl yürümemiz gerektiğini tekrardan öğrenmek zorunda değiliz ya da yatağımızı nasıl toplamamız gerektiyle ilgili yeni bilgilere ihtiyacımız yok. Bu noktada bazı alışkanlıklarımız hayatımızda “davetsiz” olarak bulundukları için onların “istenmeyen arkadaş” olup olmadıklarının da ayırdına varamayız maalesef ki. Farkedildiğinde bağımlılık safhasında buluruz kendimizi çoğu zaman. Aslında alışkanlık faydalıysa hayatımıza değer katıyorsa, ilerlememize isteklerimize cevap verebiliyorsa doğru yoldayız demektir. Yani otomatikleşerek yaptığımız o davranışın sonundaki “ödül mekanizması” her ne ise bizi tatmin ediyor demektir. Bu bir his olabilir, başarı duygusu olabilir, daha sağlıklı olma, daha çok para kazanma, daha iyi insan olma vs. isteği olabilir.

Peki ya bu alışkanlıklarımız bizi tatmin etmiyor, bazen bize zarar veriyorsa ne yapmak gerek? Yukarıda saydığım “sonuç ödüller”e ulaştığımızdaki o tatmin hissini yine sağlamaya garanti ederek hayatımızı zorlaştıran bu zararlı rutin zincirini kırabilir miyiz sizce? İşte size yazımın başında verdiğim hayıra karşıt olarak koskoca bir ‘’EVET”. Biz elbette ki bu zinciri kırabiliriz. Nasıl mı? Ödülümüzden yola çıkarak tabi. Size her gün rutin alışkanlığım olan kahveden örnek vermek istiyorum. Günde 4 kez kahve içmek bana o kadar normal bir davranış gibi gelirdi ki zararlarını da görmezden gelirdim. Hatta bazen o kadar kafein alıp bi de üstüne huzursuz ruh halime ve uykusuz kalmama şaşırırdım. Kahveyi azalt bitsin diyebilirsiniz ve haklısınız ama keşke bu denli basit olabilseydi. O kadar yerleşir ki beynimizde hareketlerimiz. “Başına buyruk hareketler” diyorum ben alışkanlıklarımıza. Beynimizin komut alma ve düşünme yetimizi kapattığımızı düşündürüyor bana. Bilinçdışı askerleri benim için mutfağa girip kahveyi hazırlıyor, bu aşamada ben dolaptan bardağı nasıl alacağımı ya da suyu sıcak mı soğuk mu hazırlamam gerektiğini düşünmek zorunda kalmıyorum. Hatta kafamda dün gece rüyamda ne gördüğümden tutun da, o günkü planlarım, yarın için aklımda olup yapacaklarım vs oluyor.

Peki alışkanlıklarımın çoğu zaman beni düşünmeye zorlamaması ve güvenli alan yaratan hareketler silsilesi oluşu kendimde yarattığım kalıplar mı acaba? Zararlarını görmeme rağmen bu rutini neden tekrarlıyor olabilirdim? Çünkü artık bir alışkanlığa sahiptim ta ki kahvenin bana verdiği zinde olma duygusunun yerine alternatif faydalı bir durum bulana kadar. Tabi ki tamamen uzaklaşmak değil ama azaltarak rutin halkalarının yerini değiştirmekti amacım. Yani madem 4 fincan kahve içmek bana zarar veriyor bunu arada yine aynı zindeliği sağlayacak farklı bir alternatifi (bitki çayı doğal içilen meyve suları vs )hayatıma sokarak onu da aynı rutine oturtarak başarabilirdim bunu. Çok masum bir alışkanlığın örneğini verdiğimin farkındayım belki, bu hayatımızı ne kadar değiştirebilir ki diyebilirsiniz ama inanın o kadar küçük adımlarla başlıyoruz ki. O kadar enteresan zincirlere bağlanmış şekilde yaşıyoruz ki hayatımızı. Hiçbirimizin aklına zinciri bir yerinden kırmak ya da bambaşka bir yola sapmak gelmiyor ya da geliyor ama kalıplarımız bize “hayır” diyor burası “dokunulmaz alan”. Ama hiç de öyle değil aslında. Sadece farketmek. Ben bunu neden yapıyorum, ne zamandan beri bu zincirin içindeyim, bu durumdan ne kadar hoşnutum ve sonunda bu bana ne kazandırıyor? Kulağa karışık gibi gelebilir ama sadece birkaç soru. Cevapları zihniniz sizin önünüze getirecek zaten. Tüm bilgiler tüm ayrıntılarıyla orada bekliyor, inanın.

Son zamanlarda sürekli şunu soruyorum: Hangileri otomatikleşmiş hareketlerim, hangileri anda kalarak farkederek uyguladıklarım? Neleri tekrar tekrar hangi sarmalda düşünüyorum? Şunu biliyorum, tüm alışkanlıklarımızı bilinçdışıyla yapıyoruz, peki bunları bilince taşırsak ne olur?
Kilit nokta da tam burası: Bunları hedeflerimiz, hayallerimiz ve beklentilerimiz için kullansak ne olur?

“Alışkanlıkların gücü” adlı kitapta Alzheimer hastaları üzerine yapılan bir araştırmada, hayatlarına yön veren olayları defalarca sorup tekrar tekrar cevap aldıklarını maalesef ki hatırlayamayan Alzheimer hastaları hiçbir yardım almadan (yürüme güçlüğü olanlar hariç) günlük rutinlerinin çoğunu bilinçdışında kaydedilenlerle uyguladıkları saptanmış yani alışkanlıklar bizim kayıt makinelerimiz bir nevi. Biz bu memnun olmadığımız rutinleri farkına varıp yerine neler koyabileceğimizi düşünsek bize ne katar? İnanın çok şey. Alışkanlıklarımız bizim sadık arkadaşlarımız olsun ama hayatımızı da olumlu yönde etkilesinler, destekleyici olsunlar. Hedeflerimize ulaşmamıza, sevmeden yaptığımız ama neden hala hayatımızda olduğunu anlayamadığımız davranışlarımıza, belki hayır diyemediğimiz için kendimize kızdığımız bir ilişkimize, zihnimizden çıkarmak istediğimiz ama gizliden yerleşmiş bir düşünceye vs.İstediğinizi ekleyebilirsiniz. Kendinizi bu yazıyı okuduktan sonra bulunduğunuz odanın bir köşesinden izlediğinizi hayal edin. Şimdi alışkanlıklarınızı yazarken görün kendinizi. Şu an hayatınızda ne var ve neyi değiştirmek istiyorsunuz? Zihninizde eğer bu zinciri kırarsanız bu farkındalıkla yerine koyacağınız faydalı alışkanlık zinciri size neler yaptırır, bunu sizin hayalgücünüze bırakıyorum.

Hepinize size mutluluk katacak yeni rutinler diliyorum. Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle.

Burcu Polatdemir
Kişisel Gelişim Uzmanı

TOP