Sizi Arayalim
×
Sizi Arayalım
  • Ad Soyad*
    0
  • Telefon*
    1
  • E-Mail*
    2
  • Konu*
    3
  • 4

Aşkın Olmazsa Olmazı Nedir?

by / Cuma, 05 Eylül 2014 / Published in İletişim, Kişisel Gelişim, Koçluk, NLP

Bu soru bu hafta Radyo D’de sabah yaptığımız programda karşıma çıktı. Programın DJ’yi Polat Labar dinleyicilerine bu soruyu yöneltti ve sonunda programa bağlanarak ben de kişisel gelişim uzmanı olarak konuyu değerlendirdim. Fakat çok güçlü bir soru olduğu için bununla ilgili bir yazı yazmadan duramadım.

Peki sizce nedir bunun cevabı? Belki de çoğu kişinin aklına gelmeyen bir cevabım var bu soruya. Aşkın olmazsa olmazı “kendini bilmek” tir.

Biz kendimizi bilmiyor muyuz diyenleri ta buralardan duyabiliyorum. Aslında, bizim bildiğimiz anlamda değil tabii ki. Kendini bilmek derken, değinmek istediğim nokta kişinin kendini tanıması, duygusal ilişkisinde ne tür beklentiler içinde olduğunu tam anlamıyla keşfetmesidir. Bütün bunların yanında bu kriterleri benimsemeli ve onlarla barışmalıdır. Çünkü tüm bu keşifler doğru yapılmadığı taktirde kişi gerek çevresinden aldığı duyumlar, gerek aile bireylerinin ona verdiği bilgiler üzerine kriterleri belirleyecek ve gerçek anlamda tam olarak istediği özellikte bir ilişkiye sahip olamayacaktır.

Bunu daha anlaşılır kılmak için aslında şöyle bir örnek verebiliriz. ‘’Ben kırmızıyı çok severim’’ Fakat ben kırmızı seviyorum diye bu karşımdakinin de kırmızıyı seveceği anlamına gelmez.

Bu yüzden siz kendi sevdiğinizi önce kendinizi keşfederek bulmalı ve doğru eşi bu kriterlere göre seçmelisiniz. İşte kendini bilmek derken bundan bahsediyorum.

Bu kriterleri zaten her ilişkimin başında belirliyorum ama bir türlü olmuyor diyenleri de duyabiliyorum. Peki bu kriterleri tam olarak ne istediğinizi bilerek belirlediğinize emin misiniz? Hal böyle olsaydı sonu sizce hüsran olan ilişkiler olur muydu?

Olmazdı tabii ki.

Kendini tanı” ve başında söylediğimiz “bu tanışma ile barış” dediğimiz nokta bu. Yaptığımız bir çok danışmanlıkta gözlemlediğim en kritik noktalardan biri insanların kriterlerini bulurken bu kriterleri reddetmeleridir. Mesela, maddiyat kültürümüzde önemsenmemesi gereken bir unsur gibi görünürken maddiyatın önemli bir nokta olduğunu itiraf edemeyen danışanım oldu. Bu da toplum tarafından dışlanma duygusuyla öğrenilmiş bir çaresizliğimizdi. Halbu ki bu noktayı görmemezlikten gelme yerine kabul ederek bu konuyu sevdiğimiz kişi üzerinde nasıl çözümleriz yaklaşımıyla gidilseydi. Böyle bir durumun yarattığı tartışmalar yerine çoktan çözüm yolunda bir çok adım atmış olmazmıydık. Ya da bu noktalar üzerinden giderek seçimlerimizi yapmış olsaydık. Bu durumun yarattığı gerilimi hiç var etmemiş olurduk.

Tabii konu sadece çok uç noktada verdiğim bir örnek. Bir çok danışanımın böyle kendimize itiraf edemediğimiz kriterleri neticesinde sağlıklı ilişkiler kuramadığını yanlış beraberlikler yaptığına şahit olmuşuzdur.

Bunun gibi yüzlerce örnek verilebilir. Tavsiyem ‘’Benim beklentim gerçekte nedir, ilişkimden neler bekliyorum?’’ sorusunu cevaplamanız. Tüm çıkan sonuçlar bizi doğru kişiye götürecek ya da varolan ilişkimiz daha sağlıklı bir hale getirmek için güzel sohbetleri başlatacaktır.

TOP