Sizi Arayalim
×
Sizi Arayalım
  • Ad Soyad*
    0
  • Telefon*
    1
  • E-Mail*
    2
  • Konu*
    3
  • 4

AŞK’ta Olmazsa Olmazınız Nedir II

by / Perşembe, 11 Eylül 2014 / Published in İletişim, İlişki Koçluğu, Kişisel Gelişim, Koçluk

Bir süredir Radyo D sabah kuşağında DJ Polat Labar’ın programına konuk oluyorum ve dinleyicilerin de katılımıyla o gün konuşulan konuları kişisel gelişim uzmanı olarak değerlendiriyorum. Her hafta farklı bir konu üzerinden seçilen sorulara birlikte cevap arıyoruz.

Polat’ın geçtiğimiz hafta programında sorduğu sorulardan birisi de buydu: “AŞK’ta Olmazsa Olmazınız Nedir?”

Güçlü bir soru ve bu sorunun cevabını çoğumuz, ben de dahil belki de hiç düşünmemişizdir. Oysa Aşk’ın birçoğumuzun farketmediği ve detayların içinde saklı önemli kuralları vardır. Aşk’ın bu kurallarının ilki aslında tam da bize bu sorunun cevabını verir. Birinci ve en önemli olan kural; insanın kendisine karşı olan sevgisidir ve bize şöyle der: “Bir aşkta önce sen kendini sevmelisin!”

Bunu kesinlikle benmerkezcilik veya kibir ile karıştırmayalım. Bilmelisiniz ki; siz kendinize ne kadar değer veriyorsanız çevrenizdekiler de size o kadar değer verir. Düşünün bir kere, kendinizi değerli ve özel bulmuyorsanız ilişkinizde karşı taraf sizi nasıl böyle görsün? Sizin sevmediğinizi bir başkasının sevmesini ne kadar bekleyebilirsiniz ?

Kültürümüzde şu kural ile büyütülürüz: “Sen kendini beğenme başkaları beğensin” Belki de dünyanın en yanlış inanışlarından biridir bu. Zihnimiz, biz ona neyi emredersek; dikkatimizi, algımızı, inanç seviyemizi ona yönlendirir. Bu inanışla büyüdüysek kendimizi mütevazi olma adına bir türlü onaylanmayan bireylere dönüştürerek, sürekli çevremizdeki insanların bizi onaylamasını bekleriz. Bu beklentinin en büyük odak noktası ise duygusal ilişki yaşadığımız karşı cinstir. Karşı cins bizi en küçük bir durumda onaylamadığında ise kırgınlıklar ve tartışmalar yaşar, ısrarla onaylanma duygumuzu tatmin etmeye çalışırız.

Bu yüzden çıkmaz mı tartışmalar? “Sen beni çekici bulmuyorsun… Sen benim kariyerimi, başarımı eleştiriyorsun… Sen benim annemi yeterince önemsemiyorsun…’’ Bu örnekler böyle uzayıp gider. Aynı durum karşımızdaki kişi için de geçerlidir. Nasıl mı? İlişkilerde bazı noktalarda eşimizi eleştirmemiz de bizim yine aslında “BENİM BİRLİKTE OLDUĞUM KİŞİ” egosuna dayanır. Hepimiz bu duyguya sahibizdir ve genelde diğer tüm çatışmalar bu yüzden çıkar. Çünkü içimizdeki o ses yani “en iyi eşe sahip olma dürtüsü” yanlış gördüğümüz noktalarda karşımızdakini yargılamamıza sebep olur.

Sevdiğimiz insanın yanlış birşey yapmasına katlanamayan egomuzdur. Daha da net ifade edersek; “BENİM SEÇTİĞİM KİŞİ YANLIŞ YAPMAMALI” egosu taşırız. Bu noktada yaptığımız tüm eleştirilerle bu öğrenilmiş çaresizliğin üzerinde adeta dans eder dururuz. Bu da bizi bir türlü tatmin olamadığımız, tam olarak olmayan ve olgunlaşmayan ilişkilere sürükler. İşte bu nedenle bir ilişkide sahip olmamız gereken en önemli şey öncelikle kendimizi sevmek ve kabullenmektir. Aynı şekilde karşımızdakini sevmek ve kabullenmek.

Gerçek saygı ancak bu şekilde inşa edilir. Karşımızdakinin bizim seçimlerimize saygı göstermesini çözecek olan tek anahtar, kendimizi sevmemiz ve onaylamamızdır. Onun seçimlerine saygı göstermek için de esas anahtar budur. Biz kendimizi onayladıkça, bu durum, seçtiğimiz kişinin de bulunduğumuz durumu kabul etmesine ve bu davranışın sonucu olarak, her iki tarafın da rahatsızlık noktasından çıkarak ortak keyifleri paylaşmasına olanak sağlar.

Siz siz olun önce kendinizi severek ve kendinize inanarak başlayın her ilişkinize.

Sevgilerimle.

Esra Abay Özkurt
NATİVA Eğitim Koçluk Danışmanlık
Kurucu & Lider Eğitmen

TOP