Sizi Arayalim
×
Sizi Arayalım
  • Ad Soyad*
    0
  • Telefon*
    1
  • E-Mail*
    2
  • Konu*
    3
  • 4

Beni Dinlemek İster misiniz?

by / Cumartesi, 02 Mayıs 2015 / Published in İletişim, İlişki Koçluğu, Kişisel Gelişim, Koçluk, NLP, Uncategorized

Bugün size dinlemenin öneminden bahsetmek istiyorum. Çoğumuz karşımızdakini nasıl dinliyoruz sizce? Cevap vermeye ya da ne söyleyeceğine hazırlanmak için mi, aklımızdan geçenleri durdurmaya çalışarak mı, o an etrafta olanları göz ucuyla izlerken dinlemiş gibi yaparak mı? Tahmin ediyorum ki bunların çoğunu yaşamışlığımız vardır.

Peki hiç tam anlamıyla karşınızdaki kişiyi “sadece” dinlediniz mi? O an karşınızdaki kişinin tavırlarınızı gözlemlediniz mi? Size şunu söyleyebilirim ki, sadece dinleyerek karşı tarafta öyle farklı etkiler bırakırsınız ki; kişinin size güven duymasını, onu gerçekten önemesediğinizi anlamasını dolayısıyla aranızda önemli bir bağ oluşumunu sağlayabilirsiniz.

Örneğin; herhangi bir arkadaşınız ya da yakınınızla olan olumsuz bir dialoğunuzu düşünün. İkiniz de farklı düşünceleri savunuyorsunuz ya da bir olay hakkında sözsel bir güç savaşı içindesiniz. Burada her iki taraf da kendisinin söylediğini doğru ve haklı olduğunu savunacak. (Halbuki her ikisinin de doğrusu kendi bakış açısına göre doğru ki bunu hiç gözardı etmemeliyiz.) İki kişi birbirini dinlediğini sanarak sırayla kendi cümlelerini kurup rüştünü ispat etmekte ve bir bakmışsınız ki ortada iletişim kalmamış, her iki taraf da yorgun düşüyor bir de üstüne maalesef ki birbirlerini dinleyip anlaşamıyorlar. Halbuki dışarıdan çok kolay gözükür dinlemek değil mi? Herhangi bir çaba sarfetmen gerekmezmiş gibi sadece anlatan kişiyle göz temasi kurup başını onaylarcasına sallamak dinleme işareti gibi gelir. Hatta en iyi dinlemenin de kelimelerle olumlu olarak desteklenmesi en sık karşılaştıklarımızdır.

Mesela arkadaşlarımdan biriyle bu tür davranışları deneyimlerken ilk defa erkek arkadaşıyla “kim haklı” savaşını ilk 2 dakika içinde çözdüklerini bana anlatırken anlattıklarımı destekleyecek çok örnekler yaşadığımızı düşündürttü bana. Her iki taraf da birbirini diğerinin anlamadığıyla suçlarken birden arkadaşım kendisinde hata olduğunu farkedip bu zamana kadar kabullenmekte zorlandığı o cümleyi kurmayı başarmış: “Evet aslında haklısın buradaki durum tam anlamıyla senin anlattığın gibi…aslında sen de bunu anlatıyorsun ama dinlemiyordum.” Bu durumlar öyle yaygın ki.

Belki siz de yaşamışsınızdır. Sevdiğiniz biriyle anlaşmazlığa düştüğünüzde o ateşli tartışmada ya da kelime savaşına o kadar kaptırırsınız ki kendinizi. Kısa süre içinde durumdan ve olaydan uzaklaştığınızda ve bu durumu orada olmayan bir başkasına anlattığınızda şu cümleyi çok duyarız hatta kendimiz bile söyleriz. “Hata bendeydi aslında ama o anki kızgınlığımla söyleyemedim.” “Ya da hata ondaydı ama bir dakika olsun dinlemiyor ki en azından ne anlattığımla ilgili bir fikri olsun.” “Kabulleniyor olmak zor geldi çünkü dinlemek istemedim.” İşte zaten dinlesek ve durumu olduğu gibi kabullensek bir sürü şeyi çözebiliriz. Bunu bir sürü insan bilse ilişkilerdeki anlaşmazlıklar çorap söküğü gibi çözülebilir, bir de karşı taraf sizin yargısız ve kendi doğrularını baz alarak değil de sadece ne demek istiyor diye bile dinlese çok yol katedebiliriz ilişkilerimizde. Hatta dinlediğinizde zaten size karşı savunma alma gereği duymaz karşınızdaki kişi.

Gerçekten birini anlamanın gözlerimizin saklayamayacağı bir şey olduğuna inanmışımdır hep.

Koçluk eğitimi alırken bunun gerçekten çok ciddi ve mesai harcanması gereken bir iş olduğunu kavradım yani “zihni susturmak”, “düşüncelerden arınıp o kişinin karşısına oturmak’” ve en önemlisi “yargı” olmadan, herhangi bir süzgeçten geçirmeden dinlemenin önemini kavramak. Sahiden değişik bir yolculuk oluyor benim için. Bir de zaman geçtikçe şunu farkediyorum ki eğer doğruluğuna inanıyorsanız birine “haklısın” diyebilmek güzel bir şeydir. Yani bu bizi daha pasif ya da her başına geleni sorgusuzca kabul etmenin dışında etkin iletişimimiz için tam anlamıyla bir temel taşıdır. Bazen karşı tarafa söylemek istemediğiniz cümleler arasında hayatta var oluşumuzun en önemli kanıtı olan ‘nefesimiz’in alışveriş anlarına odaklandığınızda ve bu özgürlük alanında kendinize birkaç saniye verdiğinizde bile birkaç dakika önceki halinizden oldukça farklı olacağınıza sizi temin ederim.

Umarım bu yolculuğa her geçen gün daha çoğumuz çıkar. Hepinize dinlendiğiniz ve en önemlisi dinlediğiniz günler dilerim.

Burcu POLATDEMİR
Kişisel Gelişim Uzmanı

2 Responses to “Beni Dinlemek İster misiniz?”

  1. Gri Bilge says :

    sen dilini kullanmamak oldukça faydalı olabiliyor, güzel yazı için teşekkürler

  2. Teşekkürler yazınız çok bilgilendiri oldu.

TOP