Sizi Arayalim
×
Sizi Arayalım
  • Ad Soyad*
    0
  • Telefon*
    1
  • E-Mail*
    2
  • Konu*
    3
  • 4

Empati = İyi Bir Gözlem + Doğru Bir Soru

Gün batımına yakın saatlerde balıkçı motorların ve sandalların denizin üzerinde süzüldüğü manzarayı salaş bir balıkçı restoranında bir arkadaşımla karşılıyordum. Restoranın uzantısı olan iskeleye sadece dört masa sığmıştı. O masalardan birinde arkadaşım ve ben olduğumuz için bir an kendimi çok şanslı hissettim. Çünkü diğer üç masada rezervasyonlu yazıyordu. Acaba diğer masalara kimler gelecek ve bu ortamı kimlerle paylaşacağız diye düşündüm.

Merak genelde hepimizin içinde var olan bir duygu. Kimimiz çocuksu bir merakla kimimiz meraklı komşu edasıyla bakarız etrafımıza ve bazen olaylara. Merak keşfetmenin başka bir yoludur aslında. Bir koç olarak bütün cevaplara sahip olmadığımı biliyorum. Dolayısıyla başka insanların dünyasına meraklı bir çocuğun gözlerinden bakarım. Merak gözlemi, gözlem de doğru soruları getirir koçlara.

Uzun süredir görmediğim arkadaşımla sohbet tüm enerjisi ile devam ediyordu bizim masada. Bu arada diğer masalar sahiplerini bulmaya başlamıştı.Yanımızdaki masa dört kişilikti ve oraya iki çift geldi.Bir çift orta yaşın üzerinde diğer çift ise 40 yaş civarında idi. Bize selam verip masalarına yerleştiler. Karşımızdaki iki kişilik masaya elindeki bastonu ile oldukça ileri yaşlarda ve gözlerindeki müthiş yaşam enerjisiyle dolu bir beyefendi kızıyla birlikte geldi. Çaprazımızdaki masaya orta yaşlı bir bey ve yanında daha genç bir bayanla birlikte geldi. Artık masalar sahiplerini benim meraklı bakışlarımla bulmuştu. Sessizce sohbetimiz devam ederken kızı ile gelen beyefendi yavaşça oturduğu yerden ayağa kalktı; ”bu iskeleyi ve bu akşamı sizlerle paylaşmaktan dolayı çok keyifliyim, afiyet olsun efendim” dedi. Çok alışık olmadığımız bu durum ilk önce diğer masalarda bir şaşkınlık yarattı ama hemen peşinden karşılık gördü. Böylelikle dört masa arasında bir iletişim de başlamış oldu; hatta tüm gece sürecek samimi bir gurup buluşması bile diyebilirdik artık. Artık kimse kendi masasındaki sohbetle yetinmiyor masalar arası sohbete ve bol kahkahalı ortama katılıyordu. Bu uyum yaşanmaya ve görülmeye değerdi. Salaş balıkçı restoranında çalan müzikler muhteşemdi. Sonradan öğrendik ki sahibinin güçlü bir müzik koleksiyonu varmış.

Derken yan masamızda ki orta yaş üzerindeki bey daha genç olan bayanı dansa kaldırdı. Bu arada onların dayı ve yeğen olduklarını öğrenmiştik. Beraberce muhteşem bir dansa başladılar. Hepimiz hayranlıkla onları izliyorduk. İşte o sırada dayı yeğenini döndürerek kendinden uzaklaştırdı ve hepimizin bakışları arasında bayan iskeleden denize düştü. Hepimiz panikle ayağa fırladık çünkü iskelenin bitiminde bir balıkçı motoru bağlıydı ve iskele ile arasında sadece bir metre kadar boşluk vardı. Biraz sonra genç bayan motorun yan tarafından suyun yüzüne çıktı. İyi olduğunu söyleyince biraz rahatlamıştık. Hatta düşme ile ilgili espriler bile yapılmaya başlandı. Artık sıra onu denizden çıkarmaya gelmişti ama ısrarla çıkmayacağını yüzmek istediğini söylüyordu.

Ben iskele ile balıkçı motorunu birleştiren tahta kazıktan motora geçtim. Yan tarafa geçip yavaşça sudan çıkmak için neye ihtiyacı olduğunu sordum. Gülerek sadece kıyafete ama bu saatte ve bu ortamda bunun imkansız olduğunu biliyorum dedi. Çantamda o gece arkadaşımda kalacağım için yedek bir elbise vardı. Bu mümkün dedim. Her bedene uyabilecek bir elbisenin bende olduğunu ona verebileceğimi söylediğimde şaşkınlıkla bana baktı “ inanamıyorum” dedi. Gidip sessizce çantamdan elbiseyi aldım ve onun motora çıkmasına yardım ettim. Hekes merakla bize bakıyordu. Motorun kamerasında üstünü değiştirdikten sonra iskeleye geçerken “ben ne kadar şanslı bir insanım” dediğinde herkes bizi alkışlamaya başlamıştı.

Arabasız olduklarını ve bayağı uzakta olan evlerine taksi ile döneceklerini, herkes sudan çıkmasını söylerken o ıslak bir şekilde nasıl gideceğini düşünmekten sudan çıkmadığını ve kimseyi tedirgin etmemek için birşey söylemediğini anlattı sonradan…Ona bu şekilde yaklaşanın bir tek ben olduğumu ve ne iş yaptığımı merak etiğini söyledi.

Yaşam koçuyum” dedim, güldü ve “bu gece size rastladığım için ne kadar şanslıyım” dedi.

Hatırladığımda her zaman beni gülümseten bu anıda sezgilerin ve empatik kalabilmenin ne kadar önemli olduğunu ve herkeste var olan bu yeteneklerin geliştirilebileceğini sizlerle paylaşmak istedim.
İyi bir gözlem, doğru bir soru size ve hayatınıza değen insanlara bambaşka keyifli kapılar açabilir…

TOP