Sizi Arayalim
×
Sizi Arayalım
  • Ad Soyad*
    0
  • Telefon*
    1
  • E-Mail*
    2
  • Konu*
    3
  • 4

İnançlarımız

by / Perşembe, 17 Temmuz 2014 / Published in İletişim, Kişisel Gelişim, Koçluk

Biz genellikle kendi duygularımızın zincirinde, tutsak kalırız ve kendi kendimizi sorunların içine atarız. İnançlarımız, problemlerimizin içine hapseder bizi. Birçok insan, küçük yaşlardan itibaren otorite figürlerin sınırlamasında, inanç oluştururlar. Eğer bir sorunu aşabileceğinize inanmıyorsanız, bunu yapabilme olasılığınız çok düşüktür. Eğer size bir konuda iyi olmadığınız söylendiyse, tehlike kısmı ona inanmanızdır. Biz birşeye inandığımız anda, onun doğru olduğunu kanıtlama yollarını ararız.

İlişkilerimizde var olan inançlarımız, iletişimlerimizde tıkanıklığa sebep olur. Bazen sadece sormamız ve dinlememizin yeterli olacağı noktada, inançlarımız bizi bambaşka noktalara götürür.

“Sevgilim ile, güzel bir akşam geçirecektim.. Bu heyecanla, buluşacağım yere gitmek üzere yola çıktım. Ertesi gün o seyahate çıkacağından, uzun bir süre görüşemeyecektik “ dedi.. Başbaşa keyifli bir akşam beklentisiyle buluşma noktasına gittiğinde, kalabalık bir arkadaş gurubunun içinde bulmuştu kendini. Herhalde tesadüf birazdan kalkarlar ve biz de başbaşa kalırız düşüncesiyle beklemeye başlamıştı. Gece ilerlemeye devam ettikçe, masadaki hareket devam ediyordu. Kendini daha kötü hissetmeye başlamıştı ve oraya ait hissetmiyordu. Sevgilisi onu ortama dahil etmeye çalıştıkça, o kendisini kapatmıştı..Ve bu ortamda daha fazla kalmak istemediği için, sevgilisine bir açıklama yapmadan orayı terk etti. Oradan hangi duygu ile ayrıldın diye sorduğumda “değersizlik duygusu” dedi. Burada seni değersiz hissettiren neydi diye sorduğumda, “bana kalabalık olacağımızı söylemeliydi” dedi. “Ve artık telefonlarına bile bakmıyorum” diye ekledi.

Beklentilerimiz ve varsayımlarımız, doğru ya da yanlış korumaya aldığımız inançlarımızı oluşturur.

Beklentisi doğrultusunda, anlaşılmadığını düşünerek tepkisini vermişti. İlişkisi tıkanmış ve bu durumun içine hapsetmişti kendisini. “Peki şu anda aynı şeyi sen yapmıyormusun” dedim. Ne olduğunu anlamadığı bir durum içersinde ve seni anlamak için sana ulaşmaya çalışıyor. Aynı “değersizlik duygusunu” onun da hissetmesi durumu yaşanmıyor mu? Sana gerçekten değer verdiği için seni anlamaya çalışıyor olabilir mi? Ve “bu konuda ne kadar şanslı olduğunu görmelisin” dedim.

“Problem olarak gördüğün bu çemberden çıkmak için ne yapmalısın ?” sorusuna verdiği cevap, “onunla konuşmak, o gece yaşadığım duyguları anlatmak ve o ortamın nasıl oluştuğunu dinlemek” oldu. İnançlarımızın bizi sıkıştırdığı noktada, daha iyi hissetmek ve mutlu olmak için yepyeni inançlar da inşa edebiliriz. Bunun için kendimize soracağımız soru; “Bu durumun içinden çıkmak için ne yapmalıyım?” olmalıdır. Çünkü her zaman bir yol vardır. Bu durum ancak alternatiflerin ortaya çıkartılması ile netleşir. Bunun için de, özellikle ilişkilerde ve hayatın diğer alanlarında açık ve net iletişim gereklidir. Bu da ancak sorgulamak ve gerçekten dinlemek yoluyla olabilir. Paylaştığım olayın sonrasında; bu doğrultuda yeniden sağlanan iletişim sonucunda, o akşam aslında arkadaşlarının tesadüfen sevgilisi ile karşılaştığını öğrendi. Sonrasında kendi beklentisini sevgilisi ile paylaşmadığı için, aşırı bir tepki ile olumsuz duygu ve durum karmaşasına kendini soktuğunu fark etti.

Ama bu süreç sekiz aylık zaman kaybını yaşatmıştı.

Burda ki asıl konu, varsayımlarımızın ve inançlarımızın hayatımızda sadece olumsuz duyguları değil, aynı zamanda telafisi olmayan zaman kayıpları yaşattığıdır.

TOP