Sizi Arayalim
×
Sizi Arayalım
  • Ad Soyad*
    0
  • Telefon*
    1
  • E-Mail*
    2
  • Konu*
    3
  • 4

Peki Nedir Bu “Ego” ?

by / Cuma, 26 Eylül 2014 / Published in İletişim, İlişki Koçluğu, Kişisel Gelişim, Koçluk

Bu haftanın konusu “EGO”, geçen hafta Radyo D’de Polat Labar’la Sabah Sabah programında Polat Bey’in isteği üzerine sizler için seçtiğimiz ve işlediğimiz konu. Peki nedir bu “ego” ?
‘’Çok egoist birisi ‘’ ya da ‘’egosu tavan yapmış’’ gibi konuşmalarda şahit olduğumuz fakat tam olarak bilmediğimiz bu “ego” nedir?

Ego dediğimiz şey tamamlanması gereken duygularımız ile tamamladığımız duygularımız arasındaki dengeyi sağlayan bir içsel sistemdir ve sanıldığının aksine “ego” iyi bir şeydir, kötü değil. Nasıl mı ?

Ego “ben, benlik, kendinlik” demektir. İnsanın hem kimlik boyutunu tanımlayan irade, bilinç ve vicdanı hem de onun nesne boyutunu tanımlayan, dürtülerini, iç isteklerini, tutkularını, içsel enerji kaynaklarını içine alan çok boyutlu bir komplekstir.
Bunu bizim anlayacağımız dile çevirirsek eğer, aslında tam olarak iç benliğimizde tamamlayamadığımız duygularımız ile ki genellikle çocukluk döneminden gelir, şu anki durumumuz yani yetişkin benliğimiz arasındaki dengeyi sağlayan bir mekanizmadır. Egonun kendisi değil; düşünce, duygu ve davranış tarzları şeklinde etkileri gözlenebilir. Egonun şekillendiği sosyokültürel çevrenin inanç sistemleri ve ahlak anlayışı, onun gerçekliği filtre ve kontrol etme fonksiyonlarını etkiler.
Çevreden insana gelen uyarılar, ego filtrelerinde süzülüp, kontrolden geçtikten sonra, cevap üretilir. Bireyi ötekine karşı içsel koruyucu ve düzenleyici olan ego, iç ve dış gerçekleri, ya göz ardı eder, ya inkar ya da tahrif eder.

Yetişkinlik döneminde her ne kadar yetişkin olsakta geçmişimizde tamamlayamadığımız duygularımız vardır. Örneğin, başarı, kazanma duygusu…gibi. Bu her konuda olabilir, spesifik tek birşey üzerinde de odaklanabilir, para vb. gibi.

Beğenilme, tartışmalarda ısrarla haklı çıkma isteği, üstünlük kurma isteği duygusu… vb bir çok örnek verebiliriz. Bu tarz durumlarda ısrarla belirli noktalarda üstün olduğumuzu ifade etmek istememiz ve sürekli olarak bu durum üzerinde sabitlenmiş olmamız egomuzun bu noktada geçmişten gelen tamamlayamadığı bir durumu olduğunu gösterir.

Bu tarz eğilimler gösterdiğimizde, mesela, sürekli olarak ne kadar başarılı olduğumuzu “ben” kelimesi başta olmak üzere sıklıkla ifade ediyorsak o noktada tamamlayamadığımız birşeyler var demektir. Bu durumun genelde çok farkında olamayız.

Olması gereken ya da çevremizdekilere gösterilmesi gereken bir nokta olarak bilinçli zihnimiz bu durumu algılar ve ifade etme yani dışa vurma isteği duyar. İşte tüm bu dengeyi kurmaya çalışma durumuna EGO denir.
Peki bunu bastırmak mı gerekir yoksa açığa vurmak mı ?Bu durumu farkında olup bastırmaya çalışmak bizi ruhsal olarak yorabilir.
Doğru olan bu noktamızı fark etmek ve geçmişle şimdi arasında bunu karşılaştırarak artık bu düşüncemizin geçmişte kaldığını zihnimize öğretmek gerekir.
Hepimizde az ya da çok ego devreye girer. Çocukluğumuzda, sırf anne ve babalarımızın ‘’sen küçüksün her şeye karışma ‘’ sözü bile şimdiki bizlerde egoyu yaratmaya yeter. Bu durum aşırı boyutlarda ise çevremizle olan ilişkimizde, çocuklarımızla olan ilişkilerimizde, eşimizle veya sevgilimizle olan ilişkilerimizde çok ciddi iletişim sorunları yaşatabilir. Ego sistemi gerçekliğin filtresi ve editörüdür. Bizim dünyaya bakış açımızı, inançlarımızı belirleyen en büyük etmendir. Hal böyle olunca “yapamam, başa çıkamam, ben zaten bu durumu haketmiyorum vb.” gibi inançların kimliğimizde varolması kaçınılmazdır.

Bu yüzden egonun fark edilmesi ve bu durumla her ne ise, onunla yüzleşilmesi gerekir. Bunu kendi kendimize yapmamız biraz güç olabilir. Bu yüzden bu tarz bir durumu kendinizde hissettiğinizde size tavsiyem yoğunluğunu belirleyecek ve bu durumu ortadan kaldırmanızı sağlayacak bir uzman yardımı almanızdır.
Rahatsızlık boyutunda “ego”, sadece ilişkilerimizi bozmakla kalmaz kendimiz ile küsmemize de sebep olur.

Bilgelik dediğimiz nokta ki bu yaşlılık dönemimize denk gelir işte tüm bu uzun yaşamımızda artık ego nun o tamamlanmamış duyguların yaşanmışlıkla tamamlanması ve etkisiz hale gelmiş olmasından gelir. Yaşlanmış olduğumuz, artık iç dünyamızda bir çok duyguyu çözmüş ve ortaya koyma ihtiyacı duymadığımız dönemdir.
Tüm bu noktalara değindiğimizde ego sisteminin, iyi bişey olduğunu net bir şekilde söyleyebiliyoruz. Hepimizde az ya da çok var olan ego negatif duygularımızı tamamlayıcı etkiye sahip olan bir mekanizma olduğundan ve bu noktaları zamanla da olsa dengesini sağladığından. Şu anki benliğimizde ruhsal boyutta yardımcı bir mekanizma olarak bizim için çalışır.
Egonuzun boy gösterdiği noktalarda o alanda kendinizi sevin ve bu durumu yaratan geçmiş deneyimlerinize bir göz atın.

TOP